orhun ene - 1903 Sözlük
Paşabahçe, eczacıbaşı, galatasaray, ülkerspor gibi kulüplerde yıllarca türk basketboluna oyun kurucu olarak hizmet etmiş 1967 doğumlu spor insanı. şimdilerde a milli basketbol takımımızın baş antrenörüdür.
bogdan tanjevic'in yardımcılığını yapmış, tanjevic'in görevi bırakmasıyla milli takım koçluğuna getirilmiş eski milli basketçi. sonuçta bir tanjevic değil! olabilmesi için kırk fırın ekmek yemesi şart!
hücum çizimlerinde,oyun görüşünde eksikleri bulunan a milli basketbol takımımızın koçu,aldığı molalardan oyuna dönüşlerimizde hiçbir katkı olmamış,enes kanteri kullanmamak için adeta yemin etmiş,koçluğu basketbolculuğunun gölgesinde kalacağa benzeyen insan.
türkiye'nin kerem tunçeri'den önceki en iyi oyun kurucusuydu. her daim soğukkanlıydı. koçluğu daha yeni başladı. kerem tunçeri'nin yaşlanması ve yerine de geçecek henüz yeni bir oyun kurucu olmaması nedeniyle çok zorlandı bu turnuvada. zamanla daha iyi bir koç olacağına eminim. zaman vermek lazım.
turuncu renk ülker forması ile hafızama kazınmış olan eski basketbolcudur.



fakat o dönem ne kadar sempati uyandırıyorsa, son yıllarda da bir o kadar antipatik gelmektedir şahsıma.
bu akşam anadolu efes'e 79-69 yenildikleri maç sonrası tercüman bulunamaması nedeniyle karşılaşma sonrasındaki basın toplantısında oyuncusu (vurgula: kalin lucas)'ın beyanatlarını tercüme etmek zorunda kalan ve haklı olarak bu duruma sinirlenen banvit koçu.
---------------alıntı---------------

"Bu ülkede bu mantık hiç değişmiyor. Onların bu argümanı var biz bu işten para kazanıyoruz bu yüzden para değeri olan şeyi yayınlamak isteriz' şeklinde. Karşıyaka-Banvit maçının izlenebilirliği düşük olduğu için de tercih edilmiyor. ülkedeki spor mantığının değişmesi lazım. Onun değişmesi için de o konumdaki insanların çok daha farklı bir bakış açısının olması lazım. Bu işe verdiğin paranın karşılığını almak olarak baktığın zaman bunun sonucunda alınan kararlar böyle oluyor. Düşünün futbolda da işler böyle olmuş durumda. Alex Ferguson'un açıklaması vardı "artık ligi yayıncı kuruluşlar yönetiyor" diye. Sadece spor değil her şey bu noktaya gelmiş durumda. Sistem kendi kendini bu hale getirmiş durumda. Oyuncular, antrenörler, kulübün içindekiler daha fazla para kazanmak istiyor, o sistem üzerinde yayıncı kuruluş federasyonun da üzerinde bir noktaya gelmiş oluyor. Bizim oyunculuk zamanımızda bu iş amatörken ya da bu kadar profesyonel değilken bu işin misyon tarafını da yüklenen insanlar vardı. O zaman daha farklı bir atmosferi vardı bu işin. Bundan sonra da sistemin değişmesini beklememek lazım.



Banvit'in maçı iddaa'da yayınlanıyor. Ben hayatımda hiç oynamadım, binlerce insan oynuyor. Bugün merkeze yemek yemeğe gittiğimde hocam maç ne olur diye soruyorlar. "Sakın oynamayın bizim takıma" diyorum çünkü biz öyle bir takım değiliz. Ben hiçbir zaman handikap nedir nasıl verilir bilen bir insan değilim. Biz rakibi 20-30 farkla yenelim hesabında biri değiliz. Gençlere de süre vermek isteriz, diğer maça nasıl daha diri kalırız onu hesaplarız. 1 sayı handikaptan giden maçlardan sonra kulübe gelen mailleri görün. insanların o konuda utanmaz şekilde tavırları var. "50 lirama kan doğradınız Allah da sizi şöyle bildiği gibi yapsın" diyen binlerce insan var. Spora artık böyle bakan çok sayıda insan var maalesef.



Karşıyaka maçımız bütün maç genelinde kimin kazanacağı sonuna kadar belli olmadan bir mücadele içinde geçen bir maçtı. şut kaçmıştır, turnike kaçmıştır fakat ortadaki mücadele izlenmeye değerdir. Kazanmak için kora kor yapılan mücadele güzeldir, böyle bir maç oldu. Bir hafta boyunca insanlara bu maçın yayınını verin verin desek de artık onların bileceği iş. Onların verdiği katkıyı da azımsamamak lazım çok önemli bir kaynak ama bu iş böyle devam ettiği sürece ticarete dönüşmeye ilerliyor."



---------------alıntı---------------