zeki önder özen

gidiyorum bu
"Yabancı kuralı (10+4) konusu suni bir gündem. Böyle bir gündeme gerek yok. Kurallar açık. Geçen sene anlatıldı. Herkes biliyor. Üzerinde spekülasyon yapmanın hiç manası yok. Boş konuşma olur. TFF kuralı açıkladı. Kontrat stokunuz var diye buna itiraz edemezsiniz. O zaman stok yapmasaydınız. Popülist kararlar vererek kontrat stoku yaptıktan sonra, birçok oyuncudan kurtulmak zorunda kaldığınızda buna itiraz etmek haksızlıktır. "Beşiktaş'ın günahı nedir?" diye sorarlar. Suni gündem bu. Bu gündeme asla girmeyeceğiz. tff'den, koyduğu kuralın bekçisi olmasını bekliyoruz. biz de beşiktaş olarak kuralın bekçisi olacağız."

beşiktaşlılık felsefesi

gidiyorum bu
"Bu tamamen şahsi düşüncemdir. Elbette Mario Gomez gibi büyük yıldız Beşiktaş'ta oynadı ve şampiyonluk yaşadı. Quaresma gibi bir süper yıldız Beşiktaş'ta top oynadı ve şampiyonluk yaşadı. Ben çocuktum; Beşiktaş'ın şampiyonlukları daha düşük maliyetli, belki şöhreti çok yüksek olmayan ama ciğerden oynayan oyuncularla gelmişti. Çoğu öz kaynak üzerinde veya yerli, kulüp aidiyeti yüksek oyuncularla gelmişti. Beşiktaş'ın taraftarları ile futbol takımı arasında gerçek bir organik bağ var, diğerlerine göre daha fazla organik. Hiç inorganik olmayan bir yıldızın peşinden sürüklenerek gidilmiş bir bağ değil; bir kimliğin peşinden giderek kurulmuş bir bağ var. Ben böyle görüyorum.

Elbette zaman değişiyor, elbette bir Z kuşağı gerçeğimiz var, elbette hayat değişiyor. Ben şunun değişmesine bir türlü razı gelemiyorum: Beşiktaş'ın taraftarı ile kurduğu bağın tipinin değişmesine ben razı gelmiyorum. Buna razı gelmeyecek çok sayıda Beşiktaşlı olduğunu da düşünüyorum. Bu arada ben bunu bir Beşiktaşlı olarak söylemiyorum, Beşiktaş'a dışarıdan bakan birisi olarak söylüyorum. Gıpta ile bakan, imrenerek bakan birisi olarak söylüyorum. Bu bağ değişmemeli. Bir yıldızın, bir ışıltının peşinden giden insanlar değil Beşiktaşlılar; alın terinin peşinden giden insanlar. Ben böyle gördüm çocukluğumda da gençliğimde de hatta yetişkinliğimde de. Beşiktaş'ın bütün şampiyonlukları daha az maliyetli kadrolarla, ışıltısı daha düşük ama enerjisi büyük, yüreği büyük oyuncularla gerçekleşti. Ben öyle gördüm. Son şampiyonluk buna dahil. Rıdvan oradaydı, çocuktu daha. Ersin kardeşimiz oradaydı, çocuktu daha. Yaşıtları babalarından harçlık alıp okula gidiyorlardı. O iki tane gencimiz Beşiktaş ile şampiyonluk yaşadılar. Atiba 40 yaşına geliyordu ama alnından ter akıyordu, böyleydi. Onlar getirdiler, Sergen Hoca ile beraber onlar getirdiler son şampiyonluğu. O sırada diğer ekiplerin minimum 2 katı maaş bütçesi vardı. Maaş bütçeleri çok daha kalabalıktı, yıldızları vardı, büyük oyuncuları vardı ama Beşiktaş şampiyonlukları bu şekilde kazandı."

ahmet kandemir

gidiyorum bu
karşıyaka'daki yeni basketbol yönetiminin devam etmeme kararı aldığı koç. bir açıklama yayınladı:

"karşıyaka camiasına,

Karşıyaka Spor Kulübünün son günlerdeki gündeminde adımın taraftarlar nezdinde sıkça geçmesinden dolayı bir açıklama yapma ihtiyacı oluştu. KSK'deki kongre sonrası göreve gelen yönetimle her hangi bir transfer görüşmesi yapmadığımın bilinmesini isterim. Beni İzmir'e davet ettikleri toplantıda, bir transfer görüşmesinden ziyade, 35 yıllık basketbol adamlığı deneyimime dayanarak kulübün içine düştüğü sıkıntılı duruma dair görüşlerimi belirttim. Bu görüşmede KSK yönetiminden, yeni bir sözleşme yapmak konusunda bir talebim olmadı. Yapılan görüşmede, bugün kulübün ekonomik anlamda belini en çok büken konu olan, mevcut transfer yasağının en büyük kısmını oluşturan, eski basketbolcu Vernon Carey dosyasından bahsettik. Vernon Carey isimli bu basketbolcuyla ilk yılı 450 bin USD olan kontratın ikinci yılının 750 bin USD olmasının basketbol ve kulüp teamüllerine nasıl aykırı oldugunu, hele ki BAT davasının, oyuncunun tek maç dahi oynamadığı ikinci sezonunun da tamamen ve faizleriyle ödenecek sekilde kaybedilmesinin ne kadar mantık dışı oldugunu anlattım.

Görüşmemizde benim tek talebim, kümede kalma başarısı nedeniyle resmi kontratım gereği almaya hak kazandığım prim ödememin ivedilikle tarafıma yapılması oldu. Ne var ki geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir açıklamayla, o primin kontratıma eski yönetim tarafından yazıldığını ve kendi dönemlerine dair bir alacak bulunmadığı gibi bir ifadede bulundular. Görünen o ki kontrat gereği hak ettigim primi alabilmek icin ben de FIBA - BAT yoluna gitmek zorunda kalacağım ve 1 milyon TL'lik konu, masraflarla yine 2 milyon TL'yi bulacak. Zaten KSK bu tip konular yüzünden bugün darboğaza girdi. Ama siz bu tip sorunları yaratan kişileri sorun çözmesi için yeniden göreve getirirseniz, bu işlerden doğal olarak daha çok başınız yine ağrır.

Ayrıca, son günlerde, yönetim tarafından kulübe yakın çevrelerle yapılan bazı konuşmalarda, benim menajerim aracılığıyla onlardan yeni sözleşme için çok para istediğim yönünde ifadeler duydum. Bu tamamen yalan yanlış bir söylem, çünkü benim antrenörlük kariyerimde kontratımı konuşan bir menajerim ya da temsilcim hiç olmadı. Sadece avukatlarımdan yasal haklarım konularda görüş alırım.

Geride kalan sezonda takım küme düşmenin en büyük adayıyken Karşıyaka'da görev almamın en önemli sebebi olan ve kulübün de en büyük gücü olan yeşil-kırmızılı taraftarların bu durumu bir kez daha bilmesini isterim. KSK'nin içinde bulunduğu zor durumdan en kısa sürede çıkmasını, bu kulüpte farklı zamanlarda çalışmış bir antrenör olarak çok isterim. Gelecekte, Karşıyaka ne zaman zor duruma düşse, eğer bana davet gelirse, yine taraftarların vereceği güce inanarak yine görev kabul ederim. Önümüzdeki sezon için de Kaf-Kaf'a bol şans diliyorum."

salih özcan

gidiyorum bu
"Salih Özcan, Beşiktaş'ın orta sahasına denge getirdi. Çok akıllı, bilerek oynuyor, pas kalitesi çok yüksek. İyi ki bizimle. Takım içinde çimento oldu. Nübel'i canlandırdı, takımın içine aldı. Orkun kaptan olarak hepsine el uzatıyor. Salih ile beraber iyi bir iş çıkardılar. Takım bütünlüğü konusunda onlara güveniyoruz. Nübel ve Salih lider kimlikli oyuncular."

alexander nübel

gidiyorum bu
"Hocanın imza töreninden yirmi dakika sonrası Nübel'in avukatı ve temsilcisiyle görüşme yaptık ve o gün geleceğine inandım. Oyuncu Dünya Kupasındaydı. Temsilcisi Avrupa'da dolaşıyor. Kulübü Almanya'da. Biraz uzun sürdü ama keyfimiz kaçmadı. Önemli bir kaleci aldığımız için mutluyuz. Anlaştıktan sonra ekstra bir isteği olmadı. Sözünde durdu."

jeff chabot

gidiyorum bu
2024 yılından beri bundesliga ekiplerinden vfb stuttgart'ta top koşturan 1998 doğumlu fransız asıllı alman sol stoper. eintracht frankfurt ve rb leipzig alt yapılarında eğitim gören oyuncu 2020-21 sezonunda italyan ekibi spezia'da vincenzo italiano ile birlikte çalıştı.

italyan teknik adam kendisini bu kez beşiktaş'a istiyor. leo pereira olmazsa transfer edilebilir.

leandro trossard

gidiyorum bu
"Transfer sezonunda tavan fiyatlar pencere açılır açılmaz ortaya çıkıyor. Taban fiyatlar günler ilerledikçe belli oluyor. Kulübün mali yapısını hepimiz biliyoruz. Ürünleştirme, stadyum ve Avrupa gelirlerimiz son derece kısıtlı. Tavan fiyattan piyasaya girmeyi doğru bulmadık. Sadece Trossard'da tavan fiyattan girdik. Dünya Kupasındaydı. Batı Avrupalı bir oyuncu getirmek kolay değil. Son sezonunda İngiltere'de şampiyon oldu ve Dünya Kupasında ülkesiyle çeyrek finale yükselmiş bir oyuncu için tavanı zorladık. Onun dışında tabanı beklemek zorundayız.

Trossard Dünya Kupası verimlilik sıralamasında 17. sırada. Belçika milli takımında ikinci maçtan itibaren sazı eline alan oyuncu oydu. Bu büyük oyuncu yarın Beşiktaş'ın formasını giyecek."

zeki önder özen

gidiyorum bu
"Futbol takımlarının normalde bir sezona hazırlanırken teknik anlamda bir takım planlaması olur. Biz bu planlamayı göreve başladığımızdan itibaren yaptık. İlk hamlemiz Vincenzo Italiano idi. 6 Haziran'daki imza töreninden 20 dakika sonra Alexander Nübel ile görüşmelere başladık.

Transfer dönemini üçe böldük. 1. bölüm; o dönemde hiç kalecimiz yoktu, sadece 1 sol bekimiz vardı ve sol kanat oyuncumuz yoktu. 17 Temmuz'a kadar olan bölümü 1. bölüm olarak değerlendirdik ve tamamen eksikleri gidermeye odaklandık. Birinci aşama bitti bizim için. 2. Aşama, 15 Ağustos'a kadar sürecek olan kadromuzu güçlendirme dönemi. Bazı mevkilere transferler yapacağız. Son aşama ise 4 Eylül'e kadar olacak. O dönemde varsa fırsatları bekleyeceğiz.

Bu tamamen şahsi düşüncemdir. Elbette Mario Gomez gibi büyük yıldız Beşiktaş'ta oynadı ve şampiyonluk yaşadı. Quaresma gibi bir süper yıldız Beşiktaş'ta top oynadı ve şampiyonluk yaşadı. Ben çocuktum; Beşiktaş'ın şampiyonlukları daha düşük maliyetli, belki şöhreti çok yüksek olmayan ama ciğerden oynayan oyuncularla gelmişti. Çoğu öz kaynak üzerinde veya yerli, kulüp aidiyeti yüksek oyuncularla gelmişti. Beşiktaş'ın taraftarları ile futbol takımı arasında gerçek bir organik bağ var, diğerlerine göre daha fazla organik. Hiç inorganik olmayan bir yıldızın peşinden sürüklenerek gidilmiş bir bağ değil; bir kimliğin peşinden giderek kurulmuş bir bağ var. Ben böyle görüyorum.

Elbette zaman değişiyor, elbette bir Z kuşağı gerçeğimiz var, elbette hayat değişiyor. Ben şunun değişmesine bir türlü razı gelemiyorum: Beşiktaş'ın taraftarı ile kurduğu bağın tipinin değişmesine ben razı gelmiyorum. Buna razı gelmeyecek çok sayıda Beşiktaşlı olduğunu da düşünüyorum. Bu arada ben bunu bir Beşiktaşlı olarak söylemiyorum, Beşiktaş'a dışarıdan bakan birisi olarak söylüyorum. Gıpta ile bakan, imrenerek bakan birisi olarak söylüyorum. Bu bağ değişmemeli. Bir yıldızın, bir ışıltının peşinden giden insanlar değil Beşiktaşlılar; alın terinin peşinden giden insanlar. Ben böyle gördüm çocukluğumda da gençliğimde de hatta yetişkinliğimde de. Beşiktaş'ın bütün şampiyonlukları daha az maliyetli kadrolarla, ışıltısı daha düşük ama enerjisi büyük, yüreği büyük oyuncularla gerçekleşti. Ben öyle gördüm. Son şampiyonluk buna dahil. Rıdvan oradaydı, çocuktu daha. Ersin kardeşimiz oradaydı, çocuktu daha. Yaşıtları babalarından harçlık alıp okula gidiyorlardı. O iki tane gencimiz Beşiktaş ile şampiyonluk yaşadılar. Atiba 40 yaşına geliyordu ama alnından ter akıyordu, böyleydi. Onlar getirdiler, Sergen Hoca ile beraber onlar getirdiler son şampiyonluğu. O sırada diğer ekiplerin minimum 2 katı maaş bütçesi vardı. Maaş bütçeleri çok daha kalabalıktı, yıldızları vardı, büyük oyuncuları vardı ama Beşiktaş şampiyonlukları bu şekilde kazandı.

Biz eğer kendi planlamamıza devam edebilirsek, transfer hedeflerimize ulaşabilirsek, bir yılı tamamlayabilirsek; Beşiktaş çok acımasız bir takım olacak önümüzdeki sezonun başında. Eğer bu proje devam ederse, Beşiktaş bu ligin en acımasız takımı olacak. Bunu biliyorum. İçinde yıldız olur olmaz, onu bilmiyorum ama çok acımasız bir takım olacağını biliyorum. beşiktaş'ın yıldızı oyunu olacak."

vincenzo italiano

gidiyorum bu
"teknik direktörümüz Vincenzo Italiano çok yüksek eforlu bir oyun oynatıyor. Midtjylland maçından sonra 3-4 oyuncumuz yere yığıldı. Hocanın özellikle kanat oyuncularından çok yüksek efor beklentisi var. Sağ kanata bir oyuncu istiyor. Orta saha oyuncularının çok hareketli olması gerekiyor. Orta sahaya da iki tane beklentisi var. Bir savunma oyuncusu isteği var. Ayrıca bir tane U23 oyuncusu olabilir, görüşmelerimiz şu anda olduğu gibi devam ederse. Ayrıca taraftarın bir santrfor beklentisi var, buna da cevap verilmek istenir."

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol