2015 türkiye'sinde asker annesi olmak

newcastle
cehennem azabından farklı değildir.

2015 yılında hala askere, silaha ve savaşlara ihtiyaç duyuluyor olması, utanç verici olmakla beraber şaşırtıcı değil esasında. çünkü insanoğlu, doğanın başına gelen en büyük felakettir; onun açlığını doyurabilmek imkansıza yakındır. bu açlığı, hiyerarşik bir yapı içerisinde ve bir besin piramidi mantığıyla yukarıdan başlayarak doyurmaya çalışır insanoğlu. bu çabayı ise piramidin daha alt kademesindeki türdeşlerine yaptırır. fakat ne hazindir ki, piramidin yukarılarına gidildikçe açlık artmakta, doyurulmak bir o kadar zorlaşmakta ve doğanın kıt kaynakları piramidin tamamına yetmemektedir.

işte o piramidin alt kesimlerinden bizim gibi bir aile tanıyorum. anne ve babamın komşusu, üst-orta halli trabzonlu bir aile. 2015 mayısındaydı sanırım, oğullarını askere göndermişlerdi. biz rahat uyurken (!) nöbet sırası ona gelmişti. çocuk, liseden sonra eğitim hayatına devam etmemişti ve piramidin üst sıralarına daha uzun süre hizmet etmek zorundaydı şimdi. o giderken ortalık sakindi. tayyip 400'ü alıp padişahlığını ilan etmeye kesin gözüyle bakıyordu çünkü. henüz "karakteri bozuk" şehit babaları türememişti. o yüzden kurasının cizre'ye çıkması biraz boğaz kurutsa da 90'lı yıllarda olduğu kadar tedirgin etmemişti ailesini. fakat ne olduysa ülkenin yaşadığı genel seçim sürecinden sonra oldu. önce suruç yaşandı ve ardından ülke, belki de tarihinin en karanlık dönemine girdi.

tabi bu arada annemin, asker yolu gözleyen komşusu havva teyze ne yediğini içtiğini biliyor, ne yattığı yeri biliyor; askerlikte daha 3 ayını geçirmiş evladının o cehennemden çıkıp eve nasıl geleceğini kara kara düşünüyor. gün itibarıyla hiç tanışmadığım komşu kardeşimin tahminen daha 7-8 ayı var cizre'de. ailesi kendisinden çok seyrek haber alabiliyor. ev resmen kış uykusunda gibi ne balkona çıkan biri var, ne bir şey. korkunç bir hava hakim resmen. memleketi trabzon'a gitmiş havva teyze de; duramıyormuş buralarda. orada hiç değilse bahçe işleriyle uğraşır, eş dostla vakit geçiririm diye düşünmüş. hem zaten en başta neden gelmişti ki istanbul'a?

işin özü, bugünlerde türkiye'de askerlik yapan birinin ailesi zaten şehit ailesi olarak başlıyor sürece. eğer evlatları sağ salim dönerse bayram edilesi bir hadise oluyor bu.

ama dönemezse...

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol