adnan bostancıoğlu

artin
beşiktaşlı yazar,gazeteci ...
30 eylül 2012 tarihli ntvspor.net de ki iki takımı bekleyen iki tehlike başlıklı yazısında kasımpaşaspor için şöyle şeyler söylemiş yazar

kasımpaşa için neler söylenebilir?
malum, ciner grubunun satın aldığı kulüp lige büyük iddialarla girdi. bir ciner “projesi”... gazete sayfalarında, billboard’larda reklamı yapılan bir kulüp...
kasımpaşa, sonuç olarak “toplama” bir takım. ama kabul etmek gerekir ki, “iyi toplanmış”. hemen her mevkiye ihtiyacı karşılayacak ve birbirleriyle gözle görülür bir uyum sorunu yaşamayan futbolcular alınmış; dikkate değer bir kadro oluşturulmuş. peki bu takımı “toplayan” kim? metin diyadin. şimdi nerede? “görülen lüzum üzerine” görevine son verildi. bu soğuk ve fazlasıyla “şirket söylemi”, sanırım kasımpaşa’yı bekleyen tehlikeye işaret ediyor. tıpkı daha önce örneklerini istanbulspor ve adanaspor’da gördüğümüz gibi... patronlar, kendi şirketlerinde canlarının istediği gibi adam atarlar, adam alırlar... ama bir futbol takımını, sözgelimi bir medya kuruluşu gibi “keyfinizce” yönetmek isterseniz işler beklediğiniz gibi gitmeyebilir. yayın yönetmeni değiştirme temposunu teknik direktör üzerinde uygulamanın sonuçları genellikle hayırlı olmaz.
kasımpaşa yönetiminin ilk icraatlarından birinin takımın amblemini değiştirmek olması gayet manidar. yani yeni yönetimin olaya nasıl baktığını anlamak bakımından... siz bir televizyon kanalı satın alırsınız, o kanalın birikimini yeni bir kimlikle birleştirmek ve farklı bir alana taşımak için logosunu değiştirirsiniz. bu anlaşılabilir bir şeydir. ama 1921 yılında kurulmuş bir kulübün amblemini, sizden önceki tarihini yok sayarcasına değiştirirseniz, bu icraatı hiç bir zaman unutmayacak ve dahi affetmeyecek çok sayıda insan olacaktır. futbol kulüpleri gelenekleri ve tarihleriyle yaşar. bazı yaşlı kadınların ve erkeklerin, bütün yaşamışlıklarının izlerini taşıyan çizgilerini, kırışıklıklarını botoksla yok edip yüzlerinin anlamsız bir ifade edinmesi gibi, “imaj operasyonlarıyla” değil.
diyen yazar
artin
24 ekim 2012 de ntvspor .net deki yazısında bir toki klasiği başlığı altında şunları söyleyen yazar:



Galatasaray-Cluj maçı için en doğru sözleri maçtan önce Metin Tekin, maçtan sonra Fatih Terim söyledi.

Metin Tekin, yağmurun ardından hızla ağırlaşan sahaya bakıp bir Alman atasözünü hatırlattı: “Futbol sahada oynandığı kadar saha ile de oynanır.”

Tam da dediği gibi oldu. Galatasaray, rakibinden çok saha şartlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı.

Fatih Terim’in açıklamaları ise bir anlamda sitem doluydu. “Yağmur Avrupa’da da bir aydır yağıyor. Orada maçlara zevk katıyor. Tempo artıyor... Burda yağınca, işte böyle oluyor...”

Büyük şamatalarla açılan stadın ilk ciddi elverişsiz doğal koşullarda aldığı görüntü içler acısıydı. Bir twitter yazarı durumu iyi özetlemiş: “TOKi’nin inşa ettiği her yapı gibi Seyrantepe Stadı’nı da su bastı!

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol