kadına şiddet

fani madida
sayın başbakanımız tarafından abartıldığı iddia edilen eylem. aşağıdaki görüntüleri izleyip kararını öyle vermesini tavsiye ederim.

http://www.iha.com.tr/haber/videowatcher.aspx?vid=8230&cid=735
mefetzeger
türkiyede fazlasıyla yaygın olan eylem.aslında küçük yaşta erkeklere yaramazlıklarından dolayı dayak atan annelerin suçu olduğu kanaatindeyim.bence bu tamamen öç alma savaşı.
fani madida
bu sabah bir duruşmaya katılmak için ankara adliyesine gittim. duruşma sıramı beklemek için duruşma salonunun önünde oturdum ve beklemeye başladım. hemen yanımda oturan bir kadın ve onun yanında ayakta duran bir erkek vardı. adam kadının gözlerinin içine bakıyor kadın ise ona kesinlikle bakmıyordu. başlangıçta pek de anormal bir durum gibi gelmedi.

bir süre sonra kadın ayağa kalktı ve mahkeme kapısında yazılı adliye karakolunun numarasını aldı. kadının telefonu üzerine bir polis geldi ve kadın, polise yanında adamı kendinden uzaklaştırmasını onunla konuşmak ve görüşmek istemediğini söyledi. polis adamı bir kenara çekti 2 dk kadar muhabbet ettiler ve sonra polis ayrıldı. polis gider gitmez adam yine kadının dibine girdi tabi.

daha sonra duruşma sıraları geldi. kadın içeri girdi, adam girmedi ve dışarda bekledi. kadın duruşmadan çıktıktan sonra duruşma zaptını okuyarak ilerlerken adam birden yolunu kesti ve kadına bir yumruk attı. bunun üzerine orada bulunanlar araya girdi ve yeniden polis çağırıldı. biraz önce adamla sohbet eden polis geldi adamı aldı ve gittiler. muhtemelen 1 saat içerisinde serbest kalmıştır adam.

duruşmamı bitirip dışarı çıktığımda ise bir grup kadın adliye önünde kadına şiddete karşı eylem yapıyordu. böyle de ironik bir ülkeyiz.

diyeceğim o ki eğer kadına şiddetin önüne geçilmek isteniyorsa öncelikli olarak devletin zihniyeti değişmelidir. yasama yürütme ve yargı tüm alt ve üst kurumlarıyla kadına şiddete engel olmayı istemeli, bunun için çözümler üretmeli ve bu çözümleri uygulamalıdır. yoksa bu işin önüne geçmek zor. ve her zaman her kadın bu kadar da ucuz atlatamıyor maalesef.

edit: şiddetin kadını erkeği vardır. kadın genel olarak erkekten fiziksel güç olarak geridedir. bu da onu daha çok savunulmasını ve korunmasını zorunlu kılar. hukuk düzeni de her zaman için güçsüz olanı güçlü olandan korumayı amaçlamak zorundadır. insanların haklarını aradığı adliyeler bile kadına şiddet yuvası haline geliyorsa biraz oturup düşünmekte de fayda vardır.
la bebe
kadına şiddet uygulayan öküzlerin prototipi düşünüldüğünde, "kadına şiddet" olarak değil "garıyı dövmek" olarak isimlendirildiğinde daha geniş bir kitleye ulaşacağını düşündüğüm sosyolojik yara.
beyaz düşlerin siyah gölgesi
şiddetin her türlüsü gibi aşağılıkça, onursuzca, insana yakışmayan bir davranıştır. aslında şiddetin
"kadına yönelik" ve diğer türleri olarak ayrılması da yanlıştır. tıpkı insan haklarının bir bütün olarak düşünülmesi, gözetilmesi yerine kadın haklarının ayrı tutulması, insan haklarından farklı düşünülmesi gibi. oysa kadını erkeği yoktur bu işin. şiddetin, zulmün, ezilmenin... hakkın, adaletin cinsiyeti, yoktur. o yüzden kadına yönelik şiddete bakıyoruz derken fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalan diğer insanları gözden kaçırmamak gerek. meydanlara çıkıp kadınlar için bağırıp, ya da onu bile yapmadan, orda burda ahkam kesip; devletin suçsuz yere, hakkında iddianame bile hazırlanmayan, mahkemeye çıkartılmayan insanlara uyguladığı zulmü, çocukların okullarda gördüğü baskıyı, işçinin, emekçinin patrondan yediği küfürü ve daha nicesini görmezden gelmemek gerek.
fani madida
şimdiye kadar yanlış öğrenmişiz biz. demek ki kadına şiddete karşı çıkınca diğer şiddetleri meşru görmüş oluyormuşuz. vay amk.

kadın hakları insan haklarından ayrı tutulur evet. çünkü kadın "şiddet" konusu özelinde pozitif ayrımcılık görmek zorundadır. içinde bulunduğumuz toplumun feodal yapısını göz önüne aldığımızda bu pozitif ayrımcılığın "olmazsa olmaz" olduğu anlaşılacaktır zaten.

kadın fiziksel güç olarak erkeğin gerisindedir ve şiddete karşı kendini korumaktan genel anlamda yoksundur. bunun dışında feodal toplumun getirileri ile de her türlü anlamda eli kolu bağlanmış durumdadır. bu nedenle kadın hakları bu toplumun bir sorunudur ve bu sorunu da ancak kadın lehine pozitif ayrımcılık yaparak düzeltebilirsiniz.

bu anlatılanlardan "kadına yönelmediği sürece şiddet sikimde değil" anlamı çıkarmak biraz da meselenin bokunu çıkarmaktır sanki. aile içi şiddetin her türünü, güçsüze, ezilene yapılan şiddeti meşru görmek zaten makul bir davranış değil. bunu tartışmaya bile gerek yok.

fakat bu toplumun en büyük kanayan yaralarından biri kadına şiddettir. bunun çözümü için kadın haklarını insan haklarından ayrıştırmak gereklidir evet. ve bunun adı da pozitif ayrımcılıktır.
leia
insana karşı yapılan şiddetin,uygulayanın erkek ve uygulananın kadın olduğu şiddet türüdür.

okuduğum bir yerden hatırladıklarımla şiddetin ana nedenleri şunlardır:
1)şiddetin iktidar dengesizliğinden kaynaklanması.erkek egemen toplumlarda şiddet bir amaç değil, (b: hakimiyet kurmak) için bir araçtır.özellikle islamiyet'te ataerkil bir biçimde yorumlanması kadının ikinci sınıfa atılması.
2)erkeğin ayrıcalıklı doğduğunu ve böyle yaşaması gerektiğini hak olduğunu sanması ve bilinçli veya bilinçsiz olarak "(b: kendisine hizmet)" edilmesi gerektiğinin algısı yatıyor.yemek hazır olmayınca dövmesi gibi...
3)başkasının aile işlerine karışmama düşüncesi.
4)fiziksel olarak güçlü olup mali olarak da başarılı olma kıstasını yaşayamayan erkekler (b: kişisel güvensizlik)lerini, öfkesini saldırganlık olarak kusuyor.
5)erkeklerin doğdukları andan itibaren ağlamaz,korkmaz,zayıf değildir,canı acımaz olarak yetişmesinden dolayı bu kudretli gücün[ybkz]swh[/ybkz] en sonunda bir yerde patlak vermesi ve bu gücü kadının üstünde kullanması.
6)kendi ailesinde şiddet görmüş bir erkek şiddet uygular.kısaca babadan oğula!

(bkz: türkiyedeki kadın cinayetleri)
konuşkankartal
ekonomik özgürlüğü olmayan, özgüvenini kaybetmiş ve ilişkiyi bitirmesi halinde gidecek bir yerinin olmadığı bilinen kadınlara daha çok uygulanandır zira erkek kadının kendisine muhtaç olduğunu bilmektedir ve sadece bu bile erkek için yeterince teşvik edicidir.
işyerinde horlanan ezilen, dayaktan başka bir iletişim şeklini bilmeyen erkeğin daha az fiziksel güce sahip olan kadına uygulamakta çekince görmediği ve uyguladıkça tatmin olduğu zalimliktir.
esasen kime sorsanız kadına şiddete karşıdır, kadına şiddet uygulayan hayvandır vs. peki kimlerden çıkıyor bu "hayvanlar"...? başka yerlerden gelip, başka bir havayı mı soluyorlar? 3. sayfa haberleri hep belli yerlerden mi çıkıyor? elbette hayır...sen, ben, o, abimiz, babamız, kardeşimiz, arkadaşımız bu hayvanlar...
hatta itiraf edelim erkek anneleri gelinlerinin dövülmesi için teşvik etmez mi? veya kocamız bize vurduğunda annemiz "bir tokat canım, eşindir" demez mi.. çocuk büyütürken erkek çocuğunu her zaman kavgaya hazır bir şekilde büyütmez miyiz?
kim bu hayvanlar..?

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol