gereksiz açıklamalar yapan yöneticimiz.önce egemen korkmaz konusunda saçmalamıştı egemen'in nerede olduğunu biliyoruz zaten şimdi.bugün de sponsorlar ve basket takımıyla ilgili saçmalamış.Neymiş efendim,biz sponsorun ayağına gitmeyecekmişiz,sponsor bizim ayağımıza gelecekmiş.pardon da ahmet bey hangi sponsor?
acemice bir beyanat veren beşiktaş yönetim kurulu ikinci başkanı. zira ima ettiği gibi firmaların beşiktaş'ın kapısında sponsorluk adına rekabete girmesi arzu ediliyorsa basketbol takımının euroleague organizasyonunda kalıcı olması gerekir. bunun için de euroleauge a lisansına sahip olması -ki bu aşamada bence çok zor- yahut wild card için tercih edilen ilk takımlardan olması elzemdir. kalıcılığı ve istikrarı yakaldığınız anda bir takım çevrelerin olası aleyhte çalışmaları dahi size gelecek tekliflerin önüne geçemez.



ikinci bir konu ise şahsen sağlık kuruluşlarının euroleague kapsamında mücadele edecek olmasından ötürü beşiktaş'a sponsor olabileceklerine çok ihtimal vermiyorum. zira bunlar yurt içinde bir pazara sahip firmalar olduğundan avrupa basketbolunda beşiktaş yahut bir başka takıma sponsor olmalarının kendilerine maddi anlamda getirisi sınırlı kalacaktır. acıbadem grubunun fenerbahçe'nin amatör branşlarına verdiği destek tamamen yönetim kurulu başkanının fenerbahçeli oluşuyla ilgilidir. medical park örneğine bakacak olursak, yanlış anımsamıyorsam onlar da galatasaray'ın euroleague bünyesinde mücadele etmesinden önce bu anlaşmayı yaptılar. şayet galatasaray sponsorsuz olarak eurleague içinde olsaydı, kendilerine bu anlamda sponsor olurlar mıydı? bana göre şüpheli.



özetle beşiktaş'a sponsor olacak firmanın bana göre mutlaka yurt dışı ile iş yapan hüviyette olması gerekiyor. bu sayede yapacakları reklamla kendi pazar paylarını arttırma olanağı yakalayacaklardır. ancak kesinlikle ve kesinlikle şu aşamada bu firmaların kendilerinin gelip "biz size sponsor olmak istiyoruz" demeleri beklenemez. yere sağlam basan gerekçelerle sizin bu tip firmaları ikna etmeniz gerekir.



meramım bundan ibarettir.
---------------alıntı---------------

Ospina ile anlaştık. Nice ile arada 2 M. Euro gibi bir fiyat farkı vardı ve bunu 500.000 Euro'ya düşürdük."

---------------alıntı---------------
sahaya atılan yabancı maddeler ve kapatılan sahamız hakkında yaptığı açıklamalar ile; uzun zaman sonra iyi ki konuştu dedirten yöneticimiz.

---------------alıntı---------------

Suçlar, suçu işleyenlere verilecek cezalar ve yaptırımlarla önlenebilir. Oysa TFF, kulübe cezayı veriyor. Sorduğunuzda 'Sizin taraftarınız' diyor ve işin içinden çıkıyor. Nereden bileyim taraftarım olduğunu? Belki rakip takımların taraftarları. Bunu belirlemek mümkün mü? Tabii ki değil. Bu olayları gerçekleştiren kişileri emniyet güçlerimiz rahatlıkla belirleyebilir. 6222 ve 6250 sayılı yasalar da bu tip hadiseler için çıkartılmadı mı? Eğer TFF her defasında cezayı kulüplere ödetecekse bu sorunların sonu gelmeyecektir

---------------alıntı---------------
bugün yaptığı ve kulüp resmi sitesinde yayınlanan açıklamada denetleme sorunsalı üzerine şöyle bir şey söylemiş kişi:



''raporun açıklanması diye bir tahaüdümüz yok. beşiktaş Kulübü'yle ilgili çıkacak rapor, detaylı ve hassas olmalıdır, bu nedenle zaman uzamıştır. hukuk servisi tarafından değerlendiriliyor. önümüze gelecektir ve gerekeni yapacağız.''



önümüze gelmedi sayın çebi...
http://tinyurl.com/8r2j25m



aferin, böyle karaktersiz, yavşak muhabir bozuntularına böyle bülbül gibi şakımaya, bizi rezil etmeye devam edin sayın yönetim. "evet onu ben de duydum" iyi bok yedin. dünkü çocuk musun sen? tek tek bütün oltalara gelmişsin be adam. gerçi ülkede adam gibi yönetilen herhangi bir kurum, kulüp, birim, vs. göster desen, onu da gösteremeyiz. ne diyeyim bilmiyorum ki size, bari şu maçın ardından (*) biraz tutabilseydiniz çenenizi. beyaz tv'ye ayrı, öyle rezalet bir kanala yayın yapma imkanı verenlere ayrı, muhabir diye oraya koydukları öküze ayrı, ahmet nur çebi'ye ayrı sövüyorum, yine de sakinleşemiyorum.
yazıklar olsun ki beşiktaş yöneticisidir. ve şu konuda ciddi şüphelerim var ki o muhabire o soruları kendisi sordurmuştur. bunun başka izahı yok. şimdi yeniden televizyonlara çıkar, ben duyum aldım ,yapmıştır demedim falan der. koca beşiktaşı ne hale getirdiniz zıpır bir muhabiri de almış karşısına sözüm ona röportaj yapıyor, ama bunun böyle olacağı belliydi. güya siz quaresma yı taraftarın gözünde bitirip , küçük düşürüp sonra da gönderip tepkileri azaltacaksınız. biz de malız dimi sayın çebi. biz de yedik, sizin o süper zekanızla düşündüğünüzü biz düşünemiyoruz.

yahu benim takımımın oyuncuları ter döküyorlar, galatasaray maçındaki hakem kararıyla giden 3 puandan sonra dün de yine hakem kararı ve üstüne kaçan inanılmaz gollerle 3 puan gidiyor, hakem maçı bitirdiğinde herkes yerlere yatıyor üzüntüden, sen ekranlarda karşımıza çıkıyorsun , sözleşmeli futbolcuna ispat edemeyeceğin suçlamalarda bulunuyorsun. sana ve içinde bulunduğun yönetime bugüne kadar ses çıkarmamamızın nedeni iyi niyetinize inanmamızdı. ama artık iyi niyetli olduğunuzu düşünmüyorum, aksine kin ve nefretle,nifakla,fitneyle dolu olduğunuzu düşünüyorum. hiç televizyona çıkmasaydınız hala biraz saygınlığınız olurdu, ama yapmadınız. yapmadınız çünkü sizin o koltuklara geliş amacınız hep aynı.

rezilliğinizle övünebilirsiniz.