mühendis oktay

forzanarchy
---------------alıntı---------------
1961 yazıyordu takvimlerde, o kahraman şehidin ilk sesi duyulduğunda.


Nasıl bir çocuktu kimbilir...

Belki yaramaz, belki sessiz, ama ille de masum.

Su aktı yatağını buldu, büyüdü zaman geçtikçe.

O büyüdükçe Beşiktaş'ı da büyüdü onun içinde.

1961 yılındaki o ilk "ınga", yerini siyah beyaz bestelere çoktan bırakıvermişti.

O artık gür çıkan sesiyle düştü yollara, aşkın peşinden.

Bir durak vardı ki, adı Ali Sami Yen...

Sırf atkısı boynunda diye kahpece yağmaladılar.

Bir yiğide onlarca çakal kıydılar.

Boynunda atkısı kan, ve işte gidiyordu can. Güzel yüzü de kan revan üstelik.

Hayın pusularda kapandı gözleri, Beşiktaş'ın siyahına giderken.

Daha 1961 doğumluydu oysa.

Anam yaşındaydı.

Bugün hayatta olsa benim emsalim evladı olurdu.

Belki birlikte hikayelerimiz, yaşanmışlıklarımız olurdu.

Belki dünkü maçtan sonra şuraya gelir iki kelam eder akıl verirdi.

Olmadı. Hem de neden bilir misiniz?

Sırf boynunda atkısı var diye.

Söylesene Mühendis Oktay, Beşiktaş'ın kırmızısı Türk bayrağı misali mi düştü o kanlar siyah beyaz atkına?

Hangi delikanlılığa sığdı senin gidişin?

Bir Oktay mıydı fazla gelen bu şerefsiz dünyaya?

Oysa ne bir taşkınlık etmiş, ne gelirken camı çerçeveyi indirmiştin.

Sırf boynunda atkın var diye...

Gelse ya şimdi yine o çakallar.

Sebebi malum, bugün hepimizin boynunda sen kokan atkılar var.

Sahi ne oldu onlara, mapusluk bildiler mi?

çıkıp Oktay nerede diyen oldu mu bizlerden başka?

Olsun, sen yine de rahat uyu.

Ne de olsa Onurunla Azat oldun bu dünyadan.

Ruhun şad olsun.

Atkın bize emanet...
---------------alıntı---------------
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol