"Yaklaşık 37 yıldır bu camianın içindeyim. Futbolcusuyum, dönem dönem görev aldım. Bu görev sürelerim emin olun kulübün en zor zamanlarında olmuştur. Hiçbir zaman kendi tercihimle değil, talep üzerine geldim. Bu gelişim de aynı şekilde oldu.
Gençlerbirliği, İlhan Cavcav'dan sonraki süreçte sıkıntılı dönemler yaşadı. Son bir yılda iki başkan değişti, üçüncü başkanla devam edildi. Ben göreve geldiğimde takım kırmızı çizgideydi. Kupa maçlarıyla birlikte yaklaşık 10 maç oynadım. 4 galibiyet, 4 beraberlik, 2 mağlubiyet aldık.
Bu durum sportif bir mesele değil. Gençlerbirliği camiasında çalıştığım hiçbir kulüpte aidiyet duygum değerimin altında olmamıştır. Teknik adamlık yaparken de herkesin var oluş sebebi sahadaki sonuçlardır. Sahada mücadele eden oyunculardır. Onların sorunlarıyla ilgilenmek teknik direktörün tercih edeceği bir şey olmayabilir ama kayıtsız kalabileceği bir durum da değildir.
Transfer yasağı yoktu ama ekonomik olarak transfer yapılmadı. Zaten bunu bilerek geldim. Bir tane düşük maliyetli oyuncu alındı, onun dışında transfer yok. Oyuncular sezon başından beri ekonomik sıkıntı yaşıyordu. Son başkana bağlayarak söylemiyorum, süreç sezon başından beri böyleydi.
Burada mesele şu: Oyunculara verilen sözler zamanında yerine getirilmedi. Oyuncular muhatap bulamadı. Bu durumda rol teknik direktöre kalıyor. Bir gün sonra maç var, sözler tutulmamış. Sahadaki performansın hesabını verecek olan benim. Aidiyet duygum çok yüksek. Oyuncuların haklarını dile getirdiğim için rahatsız olunup görevime son verilecekse verilebilir. Sıkıntı yok. Ama bunu kabul etme ihtimalim yok.
Burada çocukların performansı için muhatap ben olmak zorunda kalıyorum. Ancak ben bunları ilettiğim zaman kötü adam rolüne gelmek, getirilmek hiç kimsenin haddi değildir, hakkı da değildir. Söz verildiği zaman yerine getirilmesi gerekir. Gecikme olabilir, bu açıklanır. Diyalog olur. Ama oyuncu muhatap bulamazsa bana gelir. Ben buna kayıtsız kalamam. İlettiğim zaman kötü adam oluyorum. Günah keçisi olmayı kabul etmem. Bunu dile getirdiğimde günah keçisi olup yollanmışım, hay hay. Onların tercihi bu oldu ama bu sorunu çözmeyecektir.
Yönetim tercih yapabilir. Ama Gençlerbirliği'nde 37 yılım geçmiş. Beni itibarsızlaştırmaya kimsenin hakkı yok. Emin olun araştırın, iki gün sonra ben ayrıldıktan sonra bile bu kulübe faydam olacak. Çünkü her şey ödenir. Yeter ki oyuncular mutlu olsun."
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?