sevgi uzun

gidiyorum bu
kadınlar basketbol süper ligindeki yeni durağı galatasaray olan point guard. sarı-kırmızılı camia ile iki yıllık anlaşmaya varan oyuncu böylelikle üç büyük istanbul kulübünün de formasını giymiş olacak.

ronaldo luis nazario de lima

gidiyorum bu
"inter'de çalışırken Bir gün yanıma gelip Brezilya'ya gitmek için benden izin istedi. Eğer öylesine 'tamam' dersem, ertesi gün soyunma odasının yarısının sudan bahanelerle aynı şeyi isteyeceğini biliyordum. Bu yüzden ona bir şart koştum: 'Ceza sahası dışında, bire birde tam 10 hücumu savunacaksın. Eğer tek bir gol bile yersen gidemezsin.' Hiç tereddüt etmeden kabul etti.

Vieri'yi, Recoba'yı ve diğer hücumcuları çağırıp onlara şöyle dedim: 'Ona gol atmak için 10 şansınız var. Eğer atamazsanız, yarın 5 kilometre koşarsınız.' Bir anda baskı onun üzerinden tamamen kalkmıştı.

Sonrasında olanlar tek kelimeyle inanılmazdı. Ronaldo adeta bambaşka bir şeye dönüştü: Alanı daraltıyor, hamleleri önceden seziyor ve kimsenin takip edemeyeceği 10 metrelik kısa, patlayıcı dönüşler yapıyordu. Baresi, Costacurta ve Maldini'nin kusursuz bir karışımı gibi görünüyordu. Onu bir kez bile geçemediler. Antrenmanın sonunda her şey çok netti: Ertesi gün forvetler ceza koşusuna çıktı, Ronaldo ise Brezilya uçağına bindi. İşte o böyle biriydi: Sadece bir izin isterken bile, bunu sahada kanıtlamayı tercih ederdi."

arvydas sabonis

gidiyorum bu
“Beni yanlış anlamayın, insanlar muhtemelen bunu tartışacaktır. Ama benim görüşüme göre, Arvydas sağlıklı olduğunda tek kelimeyle inanılmazdı. O 21-22 yaşlarındayken ve ben henüz 18'imdeyken onunla oynama fırsatı bulmuştum.

Bence 21 yaşında hiç sakatlanmadan gelip bir NBA oyuncusu olsaydı, bugün insanlar Michael Jordan, Magic Johnson, Larry Bird hakkında konuştuklarında onu da kesinlikle bu kategoriye koyarlardı.”

kobe bryant

gidiyorum bu
“Avrupa'daydım ve menajerim beni aradı, takas edildiğimi söyledi. Sanki biri arkamdan beyzbol sopasıyla vurmuş gibi hissettim ve kıpırdayamadım.

Mutlu değildim, LA'yı seviyordum, Lakers organizasyonunu seviyordum. Benim için gerçekten bir aileydi.

Ama biliyorsunuz, zaman geçiyor ve şimdi baktığımızda kendimi Kobe için takas ederdim, hatta Kobe için bütün takımı takas ederdim.”

jota silva

gidiyorum bu
"Oynamadığım zaman çok sinirleniyorum. Bu sezon da oynuyorum ama istediğim kadar değil. Ve bazen oyuna girmemek beni gerçekten rahatsız ediyor. Çünkü hafta boyunca her şeyimi verdiğimi biliyorum. Herkesten fazla çalıştığımı biliyorum. Tabii ki karar hocanın. Buna saygı duyuyorum. Ama sinirlenmeye de hakkım var. Ben hep şunu söylerim: 'Oynamadığı için sinirlenmeyen futbolcu yaptığı işi sevmiyordur.' Ben de öyleyim. Oynamak için bu işi yapıyorum, kenarda oturmak için değil."

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol